ASTOM hatanın telafisini istedi. Su perisi heykeli çürüyor

31 07 2008

Su Perisi heykelinin depoda çürümeye terk edilmesine siyasiler ve sanatçılardan sonra Ankara Sivil Toplum Meclisi’nden (ASTOM) de tepki geldi.

ASTOM İcra Kurulu Başkanı ve Türkiye Sanayici İşadamları Vakfı Başkanı Veli Sarıtoprak, “Heykel Tandoğan’ın sembolüydü. Hatanın telafi edilmesini istiyoruz” dedi. Bu tarihi su perisi heykelini bu durumda gördükleri için üzgün olduklarını söyleyen Sarıtoprak şöyle konuştu:

Hata telafi edilmeli

“Su Perisi heykeli Tandoğan’ın sembolüydü. Bu heykeli bu kadar uzun zamandır bu vaziyette ve kamudan saklamalarını yadırgıyoruz. Bu heykel Tandoğan’a ve Ankara’ya modern bir hava katıyordu ve geçmişle şimdiki zaman arasında bir köprüydü. Şu anda bu durumda olması yerel yönetimlerin sanata bakışının olumsuz olduğunu gösteriyor. Bu heykelin tekrar değerlendirilmesini ve Tandoğan’a kazandırılmasını bekliyoruz. Çaydanlığın yerine daha evrensel değerleri olan sanat eserlerinin konulması gerekiyor. Çünkü Ankara bir başkent ve prestij kenti. Çağdaş ve tarihi heykeller turizmi de olumlu yönde etkiliyor. Yurtdışına gidince görüyoruz. Tursitler hep bu heykellerin önünde fotoğraf çektiriyor. Ankara’nın soğuk siyasi havasından kurtulması için sanatsal çalışmalara ağırlık vermesi gerekiyor. İnsanın moralini bozan karmaşık heykeller yerine insanın içini açan, modern heykellerin Ankara sokaklarında yer alması gerektiğini düşünüyoruz.”



Hurdalıkta kaç heykel var

30 07 2008

CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Ankara Hürriyet’in hurdalıkta bulduğu su perisi heykeliyle ilgili olarak TBMM’de verdiği soru önergesinde “1994’den bu yana Ankara’da kaç heykel yerinden edildi? Akıbetleri ne oldu?” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Büyükşehir Belediyesi’nin hurdalığında bulunan su perisi heykeliyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. Ateş, Melih Gökçek’in göreve geldiği 1994 yılına işaret ederek, “1994’ten bu yana Ankara’da kaç heykel yerinden edildi? Akıbetleri ne oldu?” dedi.

Dünyadaki pek çok kentin heykel ve anıtlarıyla tanındığını vurgulayan Ateş şunları söyledi:

“Söz konusu eserler bulundukları ülkeyi sanat, kültür ve tarih açısından tanıtmanın yanı sıra, turizm açısından da ciddi potansiyel yaratmaktadır. Sanatın içine tükürmekle tarihe geçen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in Belediye Başkanlığı döneminde Ankara bir kültür ve sanat kenti olma özelliğini yitirdiği gibi estetik açıdan da bir gerileme dönemine girmiştir. Ankara’da sergilenmesi gereken en önemli heykellerden biri olan ve çağdaş Cumhuriyete geçişi simgeleyen ’Su Perisi Heykeli’ nin Büyükşehir Belediyesi’nin hurdalığında bulunması, gelinen noktanın vahameti açısından çok önemli bir göstergedir.”

Heykellere ne oldu?

Ateş, verdiği soru önergesinde su perisi heykelinin Hacettepe Üniversitesi’nde sergilenmesine neden izin verilmediğinin de yanıtlanmasını istedi. İçişleri Bakanlığı tarafından yanıtlanması istenen önergede şu sorular yer aldı:

n Böylesine önemli bir sanat eserinin Büyükşehir Belediyesi’nin çöplüğünde bulunmasını sanata gösterilen saygı ve çağdaş kent yönetimi ciddiyetiyle bağdaşmakta mıdır?

n Kamunun koruması altında olan bir sanat eserinin hurdalığa atılması nedeniyle maddi ve manevi kayba neden olan sorumlular hakkında ne tür bir işlem yapılacaktır?

n Hurdalığa atılmak yerine, Hacettepe Üniversitesi’nde teşhir edilmesine neden izin verilmemiştir?

n 1 Mayıs 1994’ten bu güne kadar Ankara’da kaç heykel yerinden edilmiştir? Akıbetleri nedir?

n Bu süre içinde, Ankara’ya kazandırılan yeni heykel var mıdır? Varsa konuları nedir? Nereye konulmuşlardır? Para tutarı nedir?

n Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanlığı döneminde Ankara’ya kültür, sanat ve tarih dokusunda yapılan tahribat nedeniyle açılan dava sayısı nedir? Bunlardan kaçı sonuçlanmıştır? Kaçı nedeniyle Belediye yönetimi suçlu bulunmuştur? Eser sahiplerine veya dava edenlere ödenen tazminat tutarı ne kadardır?”



Bu saldırı heykele değil toplumsal belleğe karşı

30 07 2008

Ankara Hürriyet’in Büyükşehir Belediyesi’nin hurdalığında bulduğu su perisi heykeline tepkiler çığ gibi gelmeye devam ediyor. Hurdalıkta bulunan su perisi heykelinin içler acısı halinin “sanata ve milli değerlere saldırı” olduğunun altını çizen sanat çevreleri, sorumluları göreve çağırdı.

Cengizhan ÇATAL

Bu mesajı okuyun



Amaç heykeli unutturmak

29 07 2008

Ankara Hürriyet’in Büyükşehir Belediyesi’nin hurdalığında bulduğu su perisi heykeli konusunda tepkiler çığ gibi geldi. CHP’li Milletvekilleri Baytok ve Bingöl, “Melih Gökçek’in sanat anlayışının bir kez daha ortaya çıktığını” dile getirerek, “Sanatın içine tükürürüm’ diyen bir anlayıştan başka ne beklenir ki?” tepkisini gösterdiler. Cengizhan ÇATAL Deniz BİLİROĞLU

Bu mesajı okuyun



Sembol dişi kurt iki yıldır kayıp

23 07 2008

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nün 70 yıllık sembolü, efsanevi “Dişi kurt, Romulus ve Remus” heykeli iki yıldır kayıp.

ANKARA Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nün 70 yıllık sembolü, efsanevi “Dişi kurt”un heykeli iki yıldır kayıp.

Roma mitolojisine göre, dişi bir kurt tarafından emzirilen Romulus ve Remus kardeşlerin tasvir edildiği ve bronz replikasının İtalya Hükümeti tarafından 1930’lu yıllarda fakülteye hediye edildiği heykel, 2006 eğitim-öğretim yılı başında fakültenin restorasyonu sırasında ortadan kayboldu. Aradan geçen süre içinde olayla ilgili soruşturma başlatılsa da heykelin kimler tarafından ve neden çalındığı henüz ortaya çıkmadı.

Üniversitenin Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Coşkun Özgüner olaya ilişkin yaptığı açıklamada, dişi kurdun emzirdiği kardeşlerden biri olan Romulus’un 15 yıl önce çalındığını, 2006’da da diğer kardeş Remus’la birlikte dişi kurdun çalınarak, heykelden eser kalmadığını belirtti. Özgüner, “Dişi kurdun emzirdiği kardeşlerden biri olan Romulus 15 yıl önce fakültede badana ve boyama işlemleri sırasında çalındı. Geçen sene ise heykelden geriye kalanın tümü yine bir restorasyon sırasında çalındı” dedi.

Rektörün bilgisi yok

Özgüner, heykelin bir replika olmasından kaynaklanması nedeniyle antik olmadığını ancak heykeli çalanların bronzunu eritip maddi değer elde etmek amacını taşıyabileceğini ifade etti.

Dönemin rektörü Prof. Dr. Nusret Aras’ın orijinali Roma’da bulunan heykelin çalındığından haberi olmaması ise dikkat çekti. Prof. Dr. Aras, konuya ilişkin hiçbir bilgisi olmadığını söyleyerek, “Bununla ilgili bana intikal eden bir şey yok, ama yine de araştıracağım” dedi.



Etnografya müzesindeki Atatürk Anıtı eski ihtişamına kavuştu.

17 07 2008

Uzun yıllar ilgi görmediği için yıpranan Atatürk `ün Ankara `ya at üzerinden gururla baktığı Etnografya Müzesi`ndeki anıtı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca Ulu Önderin anısına yakışır şekilde elden geçirilerek, eski ihtişamına kavuşturuldu.

Müze bahçesindeki, üç farklı taş malzeme kaide ile bronz heykeldenoluşan Atatürk anıtı ve kaidesi, yıllardır ayrıntılı bakıma alınmadığı için yıpranmış, heykelin metal yüzeyleri ciddi derecede aşınmaya uğramış, taş bloklarda kaymalar, mermerlerde ciddi çatlaklar oluşmuştu.

Ulu önder Atatürk `ün anısına yakışmayacak bu görüntü, Kültür ve Turizm Bakanlığının onarım çalışmalarıyla ortadan kaldırıldı.

Onarımla, heykel ve kaidenin iyice yıpranan ve artık belli olmayanrölyefleri görünür hale geldi. Blok taş üzerindeki bozulma ve çürümelerin önüne geçildi. Heykeli 1927 yılında yapan İtalyan Heykeltıraş Pietro Canonica`nın imzası da artık görülebiliyor.Üzerindeki lekeleri giderilen anıt artık eski görkemli görünümüne kavuştu.Bakım ve onarıma alınan anıtın temizlenmesi ve güçlendirilmesi içinDöner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünce, `Armex` teknolojisikullanıldı



Etnografya Müzesi’nde Ata’ya saygı

6 07 2008


Umut ERDEM

Etnografya Müzesi’nde Ata’ya saygıKültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk’ün naaşının geçici olarak 15 yıl boyunca muhafaza edildiği Etnografya Müzesi’nin bahçesindeki tarihi dev Atatürk heykeline yeniden hayat vermek için hummalı bir çalışma başlattı.

Üzerinde Kurtuluş Savaşının, Meclisin ilk açılışının ve Atatürk’ün yabancı heyetleri kabul edişinin işlendiği rölyefler olan heykel onarılarak güçlendiriliyor.

1927 yılında Taksim Cumhuriyet Abidesi’nin de heykeltraşı olan İtalyan Pietro Canonica tarafından yapılan anıt heykelde Atatürk, yürüyen bir atın üzerinde asker üniformasıyla tasvir ediliyor.

Rölyefler temizleniyor

Bakanlık, zaman içinde kimyasal oksitlenmeden dolayı görünmez hale gelen rölyefleri temizleyerek yeniden ortaya çıkarıyor. Zaman içerisinde mermer bloklar arasında açılan boşluklar dolduruluyor ve kuş dışkılarından dolayı meydana gelen kirlenmeler temizleniyor. Bakanlık ayrıca heykelin çevresine de yeşil alan düzenlemesi de yapıyor. Müze ziyaretçilerinin dinlenebileceği bir çay bahçesi oluşturuluyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın talimatıyla başlayan onarım çalışmalarının yaklaşık bir aydır devam ettiğini aktaran Etnografya Müze Müdürü Yücel Kumandaş, önümüzüdeki hafta içerisinde onarımın tamamlanacağını kaydetti.






Fotoğraf Sergisi Sponsoru

Çankaya Belediyesi
Saltur Turizm ve Seyahat Acentesi


Proje Tanıtımı'na destek verenler

Radyo ODTÜ
Ankara Life Dergisi
Milliyet Gazetesi
Hürriyet Gazettesi


Link veren siteler

WOW Turkey.com
Sendeyolla.com