İsimsiz heykeller kenti İstanbul

Nihayet! Emine Çaykara, İstanbul Hikayeleri başlıklı köşesi için yazdığı yeni yazıyla Egoist Okur’da. Şehrimizin heykellerini anlatıyor bu kez, kıyıda köşede kalmış, ihmal edilmiş, saygısızca bakımsız bırakılmış güzel ve suskun heykeller de var yazısında, günün modasına uygun bir şekilde toplu imalat tezgahından çıkmış ve görgüsüzlüğün baştacı ettiği ucube enginer, lahana, muşmula benzeri meyve-sebze heykelleri de… Daldan dala atlamayı ve bu arada her yazısını adeta kusursuzca kaleme alınmış bir hikaye gibi sürükleyici kılmayı iyi başaran sevgili arkadaşım Emine’nin kaleminden Sardunya Adası’ndaki Gramsci heykelinin inşa edilme macerasını okuyunca imrenecek, koskoca Sultan Abdülaziz’in sipariş ettiği atlı heykelini istediği meydana koyamayınca evinde sergilemeyi tercih ettiğini öğrenince şaşıracaksınız. Altıyol’da yanından geçenlerin sevgisini etrafına çer çöp atarak gösterdiği hatta ara sıra tekmelediği Boğa heykelini ya da çalınan Kaz Rodi heykelini okuyuncada çok üzüleceksiniz…

Posted by  on May 22, 2011

Yazının devamına http://egoistokur.com/isimsiz-heykeller-kenti-istanbul/ adresinden erişebilirsiniz.

 

 

İlgili yazılar:

Bir Cevap Yazın