Düşünen Adam’ın ardında ki hikaye

Türkiye’de ‘akıl hastalığı’ ile özdeşleşen “Düşünen Adam” heykelinin ardında renkli bir hikaye saklıdır. Bu heykel hakkında türlü türlü hikayeler, şehir efsaneleri yada yakıştırmalar mevcuttur.

Dünyaca ünlü Fransız heykeltraş Auguste Rodin’in meşhur heykelinin Bakırköy’deki akıl hastanesinin bahçesine dikilmesi fikri, 1950’li yıllarda başhekimlik yapan Fahri Celal Göktulga’dan çıkar. Göktulga, heykelin yapımı için orada yatan hastalardan Kemal Künmat’a ricada bulunur. Künmat, eli yatkın olduğu için Rodin’in eserini yapmayı kabul eder. Bakırköy’deki taş ocaklarından birinden çıkartılan devasa kaya, askerlerin yardımıyla bugünkü heykelin durduğu yere getirilir. Taşı yontmaya başlayan Künmat, heykelin bitmesine az kala emeğinin karşılığı olarak 40 bin lira ister. Yönetimden para çıkmayınca, heykelin elini çenesine koyduğu kolunu yapmadan öylece bırakır. Düşünen Adam, 6 ay böylece ‘kolsuz’ düşünmek zorunda kalır. Yetkililer kara kara düşünürken, depresyon tedavisi için hastaneye yatan Yüzbaşı Mehmet Pişdar, heykelin kolunu tamamlayabileceğini söyler. Yönetim, “Heykeli tamamlarsan taburcu olacaksın.” diye vaatte de bulunur. Bakırköy’deki Düşünen Adam’ın sağ kolu işte bu yüzbaşı tarafından tamamlanır.

Bu heykelin en çok tartışılan yönleri heykelin çıplak olması ve adamın sağ dirseğinin sol bacağına dayanıyor olmasıdır

– See more at: http://haberdesin.com/blog/dunya/turkiyede-akil-hastaligi-ile-ozdeslesen-dusunen-adam-heykelinin-ardinda-renkli-bir-hikaye#sthash.eiJEikN1.dpuf

İlgili yazılar:

Bir Cevap Yazın